Economy Club - KÜRESEL FİNANSAL KRİZLERİN TÜRKİYE’YE YANSIMALARI VE KOBİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ(Bölüm 5)
Economy Club'a Hoşgeldiniz.
  

ZirZop.com
Economy Club > Araştırma ve İncelemeler > KÜRESEL FİNANSAL KRİZLERİN TÜRKİYE’YE YANSIMALARI VE KOBİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ(Bölüm 5)
Anasayfa Linkler Dosyalar Forum SSS
Duyurular
Anket politikası ...
Economy Club'dan ...
Sitemizi takip ed...
Önemli Duyuru!!!!...

Economy Club'dan
Haberler
Duyurular
Üyeler

Economy Club İçeriği
Türkiye Ekonomisi
Genel Ekonomi
Araştırma ve İncelemeler
Makaleler
Röportajlar
Editör Yorumları

Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
 
Şifremi Unuttum
Kayıtlı Değilim

Diller


Powered By





KÜRESEL FİNANSAL KRİZLERİN TÜRKİYE’YE YANSIMALARI VE KOBİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ(Bölüm 5)
Bu sayfayı yazdırmak için tıklayınız Bu içeriği arkadaşınıza gönderin
Yazan: canlife(ekleyen) Tarih: 12.08.2002 Okunma Sayısı: 2701
Tablo 8.İşletmenin Ödeme Güçlükleri

İşletmenin Ödemelerinde Aksama

Çorum

Denizli

Gaziantep

K. Maraş

Kayseri

F

%

F

%

F

%

F

%

F

%

Cevapsız

8

14.8

3

5.1

4

7.3

3

8.1

2

3.8

Ödemeler hiç aksamadı

26

48.1

37

62.7

22

40.0

11

29.7

31

59.6

%10-30 oranında

8

14.8

10

17.0

18

32.7

9

24.3

13

24.0

%31-50 oranında

-

-

6

10.2

4

7.3

3

8.1

4

7.7

Diğer oranlarda aksadı

8

14.8

3

5.1

3

5.4

7

18.9

1

1.9

Tümüyle aksadı

-

-

-

-

4

7.3

4

10.8

1

1.9

Toplam

54

100

59

100

55

100

37

100

52

100

 

            KOBİ’lerin işletmede ödeme güçlüğü çekip çekmediklerine yönelik soruya verilen cevaplarda “ödemeler aksamadı” seçeneğindeki yoğunluk dikkat çekmektedir. Denizli işletmeleri %62.7 oranı ile ilk sırada yer almışlardır. Kayseri işletmeleri %59.6 oranı ile, Çorum %48.1 oranı ile, Gaziantep %40 oranı ile, K.Maraş işletmeleri ise %29.7 oranı ile hiçbir aksaklık yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Bununla birlikte K.Maraş işletmelerinin %24.3’ü, Gaziantep’in %32.7’si, Kayseri’nin ise %24’ü %10-30 oranında ödemelerde aksama yaşadıklarını belirtmişlerdir.

            Bulgular yaşanılan istikrarsızlık nedeniyle ihtiyatlı karşılanabilir. Enflasyonun yüksek ve istikrarsız olması, ahlâki problemler ve fonların yanlış kullanımı dolayısıyla ülke genelinde kriz döneminde sorunlar yaşanmıştır. Ahlâki tehlike, kredi veren ile kredi alan arasında faiz çatışmasında yaşanmaktadır. Faiz oranları ne kadar yüksek olursa olsun , ödünçlerinin batık kredi tehlikesi taşıması nedeniyle yeterli fon verilmesi söz konusu olmamıştır. Diğer taraftan alınan fonlar işletme sahiplerinin statü ve güçlerini artıracak verimsiz ve kâr oranı düşük alanlarda kullanılarak ekonomik savurganlık ortaya çıkmıştır. Prodüktiv yatırımlara fonları kanalize etme görevini yerine getiremeyen firma sahipleri ve ortakları, fon girişinin belirli bir süre sonra kesilmesi ile ekonomik faaliyetlerde kötü durumlarla karşılaşmışlardır. Araştırmada sorun olarak çıkmamasına karşılık, ülke genelinde ödeme güçlükleri değişik sektörlerde olmuş, firmaların bir kısmı bankalara geçerken , bir kısım sahiplerde batık kredi durumuna düşüp firmalarını iflasa götürüp başka bir firma adı altında kurularak ahlâki tehlike göstermişlerdir. Literatürde “ters seçim” ve “ahlaki tehlike” (Mishkin, 1992:163) olarak adlandırılan bu durum kriz döneminde başta Denizli olmak üzere tüm illerde değişik boyutlarda yaşanmıştır. Örneklem, sosyal beğenirlik etkisinde bir sonucu temsil etmiyorsa, durum memnuniyet vericidir.

Tablo 9.Kriz Döneminde Finans İhtiyacının Karşılandığı Yerler

Kriz Döneminde Finans Kaynakları

Çorum

Denizli

Gaziantep

K. Maraş

Kayseri

F

%

F

%

F

%

F

%

F

%

Cevapsız

(kredi kullanmıyor)

10

18.5

11

18.6

7

12.7

4

10.8

8

15.4

Bankalar

14

25.9

31

52.5

9

16.4

9

24.3

16

30.8

Ortaklar

12

22.2

10

16.9

23

41.8

13

35.1

14

26.9

Eş-dost

14

25.9

4

6.8

3

5.5

7

18.9

5

9.6

Serbest piyasa

2

3.7

-

-

8

14.5

-

-

-

-

Özel finans kurumları

-

-

1

1.7

1

1.8

1

2.7

4

7.7

Diğer

2

3.7

2

3.4

4

7.3

3

8.1

5

9.6

Toplam

54

100

59

100

55

100

37

100

52

100

 

            Kriz döneminde KOBİ’lerin finans ihtiyacının karşılandığı yerler iller bazında farklılık göstermektedir. Çorum işletmeleri %25.9, Denizli%52.5, Kayseri %30.8 oranı ile ilk sırada “bankalar” seçeneğine yer verirken, Gaziantep %41.8, K.Maraş %35.1 oranı ile ortaklar demişlerdir. Eş-dost seçeneği Çorum %25.9 ve K.Maraş’ta %18.9 yüksek değerlerde çıkmıştır.

            Asya ve Rusya krizinin makro ölçekte en fazla etkili olduğu ülkelerin finansal krizi doğuracak etkenlere sahip olan ülkeler olduğu konusunda otoriterler fikir birliğine varmışlardır. Bu nedenler arasında bozuk finansal sistem, devletlerin bozuk borçlanma yapıları, yüksek oranda kamu borçlanması, yüksek oranlara varan kamu alacakları (İSO, 1998:15) sayılabilir. Makro ölçekteki bu etkenlerin mikro ölçekteki varlığının iller bazında etkili olduğunu belirtebiliriz. Şöyle ki, tasarrufların  “gayrimenkul ve lüks yatırımlar gibi geri ödeme kapasitesi düşük sektör ve alanlara yönlendirilmesi finansal sistemlerin kontrol-denetim-gözetim sistemlerinin yetersizliği muhasebe fonksiyonunun etkin yapılandırılmaması nedeniyle üretilen malın maliyetinin altında satışların yapılması, hızlı büyümede temelin borçlanmaya dayandırılması önemli etkenlerdir. Araştırma kapsamında illerde bankalardan alınan kredilerin zamanında ödenmemesi kriz sonrası firmaları güç durumlara düşürmüştür. Denizli, Kayseri ve Çorum KOBİ’lerinin bir çoğu bu bozuk finansal sistem nedeniyle ayakta kalamamıştır.

 

Tablo 10.Kriz Döneminde Bankalarla Olan İlişkilerin Durumu

Kriz Döneminde Bankalarla İlişkiler

Çorum

Denizli

Gaziantep

K. Maraş

Kayseri

F

%

F

%

F

%

F

%

F

%

Cevapsız

8

14.8

5

8.5

7

12.7

7

18.9

3

5.8

İlişkileri dondurduk

6

11.1

3

5.1

4

7.3

5

13.5

1

1.9

Geçici sıkıntılar oldu

18

33.3

21

35.6

25

45.5

16

43.2

16

30.8

Hiçbir sıkıntı olmadı

18

33.3

28

47.5

10

18.2

8

21.6

31

59.6

Diğer

4

7.4

2

3.4

9

16.4

1

2.7

1

1.9

Toplam

54

100

59

100

55

100

37

100

52

100

 

            Kriz döneminde bankalarla ilişkileri açısından KOBİ’lerin verdikleri cevaplar “geçici sıkıntılar oldu” seçeneği ile “hiçbir sıkıntı olmadı” seçeneği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çorum işletmeleri %33.3 oranında her iki seçeneğe aynı değerde yer verirken , Denizli işletmeleri %47.5 oranı ile sıkıntısının olmadığı , %35.6 oranı ile geçici sıkıntısı olduğu, Gaziantep işletmeleri %45.5 oranı ile geçici olarak sıkıntı çektiği , %18.7 oranı ile hiçbir problemi olmadığı, K.Maraş işletmeleri %43.2 oranı ile geçici olarak olduğu , %21.6 oranı ile olmadığı, Kayseri işletmeleri ise %59.6 oranı ile hiçbir problemi olmadığı %30.8 oranı ile de geçici sıkıntıları olduğunu belirtmişlerdir.

            Kriz sürecinde enflasyon baskısı ve faiz oranlarının yükselmesi, firmaların bilançolarını kötüleştirerek aldığı kredileri yeniden ödeyebilme gücünü azaltmaktadır. Böyle bir dönemde , bankalardaki mevduatı güvence altına almaya yönelik tedbirlerin yokluğu söz konusu olduğunda durum daha da ağırlaşarak banka panikleri yaratmaktadır. Banka panikleri ise bir bankadan diğerine yayılarak sağlıklı bankaları da  tehdit etmektedir. Mevduat sahiplerinin bankaların fonlarının niteliği konusunda bilgi sahibi olmaması ve kendi mevduatlarının güvenliğinden korkmaları, mevduatlarını çekmeye onları yönlendirirken, fonların azalması sonucunda da banka iflaslarını arttırmaktadır. Asya Krizi’nin etkisiyle 1997 yılına göre 1998 yılında gelişmekte olan ülkelere sermaye akışlarının 260 milyar dolardan 152 milyar dolara gerilemesi (The Economist, 1999:114) buna dünya genelinde örnek oluştururken, Türkiye’de aynı sürecin birkaç bankada yaşanması ve güncel olarak devamlılık göstermesi konuyu önemli kılmıştır. Yerel bazda illerde örneklem dahilinde böyle bir negatif etkinin geçici olması ya da yaşanmaması finansal krizin etkisini azaltmıştır.

 

Tablo 11. Krizden Çıkış İçin Şirket Birleşmelerini Düşündüğünüz Takdirde  İzleyeceğiniz Yöntem

Şirket Birleşmesi Modelleri

Çorum

Denizli

Gaziantep

K. Maraş

Kayseri

F

%

F

%

F

%

F

%

F

%

Cevapsız

20

37.0

15

25.4

23

41.8

20

54.1

19

36.5

Benzer ürün üreten şirketlerle birleşmek

4

7.4

7

11.9

10

18.2

5

13.5

7

13.5

Tamamlayıcı mal üreten şirketlerle birleşmek

 

2

 

3.7

 

5

 

8.5

 

2

 

3.6

 

2

 

5.4

 

3

 

5.8

Hammadde ve girdi üreten şirketlerle birleşmek

 

6

 

 

11.1

 

6

 

10.2

 

6

 

10.9

 

2

 

5.4

 

2

 

3.8

Ürünün satış ve pazarlamasını sağlayacak şirketlerle birleşmek

 

8

 

14.8

 

5

 

8.5

 

6

 

10.9

 

5

 

13.5

 

7

 

13.5

Farklı ürün üreten şirketlerle birleşmek

-

-

3

5.1

1

1.8

2

5.4

2

3.8

Teknoloji transferi ve yeni pazar imkanı sağlayacak yabancı şirketlerle birleşmek

 

14

 

25.9

 

18

 

30.5

 

7

 

12.7

 

1

 

2.7

 

12

 

23.1

Toplam

54

100

59

100

55

100

37

100

52

100

 

            KOBİ’lerin krizden çıkış için şirket birleşmelerini düşündükleri taktirde izleyecekleri yöntem konusunda farklılaştıkları görülmektedir. Şirket birleşmelerinde “teknoloji transferi ve yeni pazar imkanını sağlayan şirketleri” tercih edeceğini belirten iller sıralamasında Denizli %30.5 oranı ile ilk sırayı alırken, Çorum %25.9 ile ikinci Kayseri ise %23.1ile üçüncü sırada yer almaktadır. “Ürünün satış ve pazarlamasını sağlayacak şirketlerle” birleşmeyi tercih eden iller sıralamasında Çorum %14.8 oranı ile ilk sırada yer alırken, onu %13.5 oranıyla K.Maraş ve Kayseri izlemekte, bu illeri ise %10.9 ile Gaziantep takip etmektedir. “Benzer ürün üreten şirketlerle” birleşmek isteyen işletmelerde ise Gaziantep %18.2 oranı ile ilk sırada yer alırken onu %13.5 ile K.Maraş ve Kayseri izlemekte, Denizli ise %11.9 oranı ile üçüncü sırada gelmektedir.

            İşletmeler büyüdükçe ve rekabet arttıkça, özellikle katma değeri, teknolojik payı yüksek ürünlerde, maliyetlerde yükselmekte ve eski rantabilite kalmamakta, pazar çok sayıda işletmeye dar gelmektedir. Küreselleşmenin yaygınlaşması, dış rekabetin keskinleşmesi ve dış pazarlarda rekabetin öncelik kazanması küresel bir yeniden yapılanma yaratarak yeni bir dönemin açılmasına neden oldu. Bu da birleşmeler dönemi oldu. Dünyanın en büyük şirketleri finans sektörü, petrol endüstrisi, otomotiv ve kimya sektöründe şok biçimdeki birleşmelerle (Daimler Benz, Chryler’ı aldı, Total Petrofinayı aldı, AOL, Netscape ve Sun Microsytems’la birleşiyor, IBM ve Lotus, Chase ve Chemical banka birleşmeleri vb.) rekabetten güçlenerek çıkma yolları aramış ve pek çoğu büyük başarılar yakalamışlardır.

            Ortaya çıkan bu oluşumda rol alan faktörler arasında, hammaddeyi daha ucuza satın almak, bir dağıtım hattıyla daha çok ürün piyasaya sürmek maliyetleri düşürerek ya da daha fazla pazar payı kaparak kâr satışı sağlamak vb. yer almaktadır (Beamish, Killing ve Diğ., 1991:72). Bu tür birleşmelerdeki başarı şartları olarak da bütünleştirici ve tamamlayıcı teknik beceri ve kaynaklar, işbirliği kültürü, uyumlu amaçlar ve risk paylaşımı  üzerinde durulmaktadır.

            Araştırmada ortaya çıktığı şekliyle birleşmelerde teknoloji transferi ve pazar sorunun çözümü öncelik kazanmaktadır. Ülkemizde de yabancı işletmelerle birleşmelerde teknoloji üretimi ve geliştirmenin ağırlık kazanması (Oktay, 1997:125) ulusal bir önceliğin paralelliği olarak değerlendirilebilir.  

(Araştırma değerlendirmesini sonuç bölümünde bulabilirsiniz.)

Yorum yazmak ister misiniz? Sadece üyelerimiz makalelere yorum yazabilmektedir.
Kelalaka.Net İlk Gerçek Türk Sayaç Servisi INTERTURKNET.COM = ARAMAYIN, BULUN!