|
Sözleşmenin gelişmesi:
Son
yıllarda yaşama alanları hızla tahrip edilen yabani hayvan ve bitki
türlerinin uluslararası ticarette sürekli artan bir değere sahip olmaları,
her geçen gün bu türlerin populasyonlarını biraz daha risk altına
sokmaktadır. Günümüzde pek çok türün, yeterince önlem almada geç
kalındığından soyları tüketilmiş veya tüketilme noktasına getirilmiş, bir
çoğunun soylarının devamı ise sadece kapalı alanlarda üretim
çalışmalarıyla sürdürülebilir hale gelmiştir. Bunların yanı sıra tehdit
altında olduğu bilinen çok sayıda canlının da ticareti konusunda
düzenlemeler yapılmazsa çok geç kalınmış olacaktır. Diğer taraftan tehdit
altında olmayan ancak yapılan yoğun ticaret nedeniyle gelecekte soylarının
devamı risk altına girebilecek türler de vardır. Bu gruplarda yer alan
türlerin korunmasında bazen bir türün orjininin bulunduğu ülke tarafından
gerekli tedbirler alınmamış olabilmekte bazen de ticareti kontrol etmede
diğer ülkelerin işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır.
Uluslararası ticaretin ortaya çıkardığı bütün bu problemler ilk
olarak 1960 yılında eski adı Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları
Koruma Birliği şimdiki adı Dünya Koruma Birliği olan IUCN nin 7.Genel
Kurultayında uluslararası boyutta tartışılmıştır. Bu kurultayda
hükümetlere yapacakları ithalatlarda orjin ülkelerinin ihracat
yönetmeliklerine göre kısıtlamalar getirmeleri konusunda teklif
yapılmıştır. Ancak böyle bir teklifin uygulama alanı ithalatı yapacak
ülkenin diğer ülkelerin ihracat yönetmeliklerinin neler olduğunun
bilinmesine imkan veren bir çatı olmadığı için şüpheli bir teklif olarak
kalmıştır.
1963’de IUCN Genel Kurultayında “ yabani türler ya da onların
derileri ve trofelerinin ihracatı, transit ve ithalatı yönetmelikleri
üzerine bir uluslararası sözleşme” kararı alınmış ve daha sonra bu karar
doğrultusunda bir taslak hazırlanmıştır.
CITES Sözleşmesinin taslakları IUCN tarafından 1967, 1969 ve 1971
yıllarında hükümetlere gönderilmiştir. Hükümetlerin yeniden
incelemelerinin sonucunda, Şubat-Mart 1973’de Washinton’ da final
taslak Dünya Gıda Örgütü
(FAO), Tarifler ve Ticarete Dair Genel Anlaşmalar (GATT) ve 80 ülkenin
katıldığı tam yetkili bir konferansta tartışılmıştır.
Bu konferansın takibinde, 3 Mart 1973’de 21 ülke Nesli Tehlike
Altındaki Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine
İlişkin Sözleşmeyi (CITES veya Washinton Sözleşmesi) imzalamıştır. Onuncu
ülkenin de Sözleşmeyi onaylamasından sonra 1 Temmuz 1975 yılında yürürlüğe
girmiştir.
Bugün
CITES Sözleşmesi 6 coğrafik bölgede 156 taraf ülkeyi kapsayan gerçek bir
küresel Sözleşme özelliği taşımaktadır. Ek listelerinde yer alan 30 binden
fazla bitki ve hayvan türünün uluslararası ticareti Sözleşme hükümlerince
düzenlenmektedir. Sözleme isminde belirtildiği gibi sadece nesli tehlike
altındaki türleri değil bu türlerle birlikte nesilleri henüz tehlike
altına girmemiş fakat uluslararası ticaret nedeniyle nesilleri tehlikeye
girebilecek diğer türleri de kapsamaktadır. CITES
Sözleşmesi nesli tehlike altında olan türlerin ticaretinin engellenmesi ve
diğerlerinin ticaretinin ise etkin bir şekilde kontrol edilmesi için
uluslararası yasal bir çatı sağlar. Üretici ve tüketici ülkelere ortak bir
sorumluluğu paylaşma imkanı verir, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde
temel olan uluslararası işbirliği için gerekli vasıtaları ortaya çıkarır,
Sözleşmenin Ek listelerinde yer alan türlerin uluslararası ticaretinin
izlenmesini sağlar, ilk paragrafta belirtilen gruplardan herhangi birisine
düşen yabani hayvan ve bitki türlerini tanımlar. Bu nedenle de her geçen
gün hızla büyüyen bir taraf ülke artışına sahiptir. Sözleşmenin bazı temel
kavramları:
CITES, yabani hayvan ve bitki türlerinin canlı, ölü örneklerinin
bunların parçaları ve türevlerinin ithalatını, ihracatını, re-eksportunu
(ithal edilmiş bir örneğin yeniden ihraç edilmesi), temeli izin ve
belgelere dayanan ve ancak sözleşmede belirtilen bazı şartların yerine
getirilmesi halinde bu izin ve belgelerin verilmesini öngören bir
uluslararası düzenlemedir.
Her taraf ülke bu izin ve belgeleri düzenlemeye yetkili bir veya
daha fazla sayıda Yönetim Mercii ve bu Yönetim Mercilerine Sözleşme
kapsamında belirtilen bilimsel tavsiyeleri yapmakla görevli bir ya da daha
fazla sayıda Bilimsel Merci belirlemek durumundadır.
Ticaretlerinin düzenlenmesi farklı derecede bulunan yabani hayvan
ve bitki türleri 3 ayrı Ek Liste olarak belirlenmiştir ve bu ek
listelerden 1. ve 2. listelerdeki değişiklikler taraflar konferansında
kabul edilerek, 3. Ek liste ise herhangi bir zamanda
değiştirilebilmektedir. Ek listelerden;
EK-I listesi nesilleri tükenme tehdidi ile karşı karşıya bulunan bu
nedenle örneklerinin ticaretinin özellikle sıkı mevzuata tabi tutulması ve
bu ticarete sadece istisnai durumlarda izin verilmesi zorunlu olan türleri
içerir.
EK-II listesi nesilleri mutlak olarak tükenme tehdidiyle karşı
karşıya olmamakla birlikte, nesillerinin devamıyla bağdaşmayan
kullanımları önlemek amacıyla ticaretleri belirli esaslara bağlanan
türleri içerir.
EK-III listesi ise herhangi bir taraf ülkenin kendi yetki alanı
içinde düzenlemeye tabi tuttuğu ve aşırı kullanımını önlemek veya
kısıtlamak amacıyla ticaretinin denetime alınmasında diğer taraflar ile
işbirliğine ihtiyaç duyduğunu belirttiği bütün türleri kapsar.
CITES kapsamında yer alan bir türün ticaretinin yapılabilmesi için
düzenlenmesi gereken izin ve belgeler ancak Sözleşmede belirtilen bazı
şartların yerine getirilmesi halinde verilmektedir. Yapılacak olan
ticaretin söz konusu türün soyunun devamına zarar vermemesi, söz konusu
örneğin hayvan ve bitki varlığının korunmasına ilişkin yasalara uygun
olarak elde edilmiş olması, canlı örnekler söz konusu olduğunda bunların
nakliyeleri için uygun bir şekilde hazırlanması ve Ek I listesinde yer
alan bir türün canlı örneğin alıcısının bu örneğin bakımı ve
barındırılması için uygun donanıma sahip olup olmadığı hususları Sözleşme
hükümlerince aranan bazı şartlardır. Ayrıca Ek I listesindeki örneklerin
ithalatı şayet ticari amaçlarla kullanılmak içinse bu ithalata izin
verilemez.
Sözleşmede; transit geçişler ve aktarma durumları, Sözleşme öncesi
olarak elde edilmiş örnekler, kişisel ve ev eşyası sayılan bazı örnekler,
suni yolla üretilmiş hayvan ve bitkiler, bilim adamları ve bilimsel
enstitülerin koleksiyonlarındaki örneklerin birbirleri arasında değiştirilmeleri, gezici
sergilerde tutulan suni olarak üretilmiş veya Sözleşmeden önce elde
edilmiş örnekler için Sözleşmenin getirdiği yükümlülüklerden muaf tutulmayı
sağlayan bazı şartlar da yer almaktadır.
CITES’in amaçlarının başarılmasında esas olan vasıta ticaretin
izlenmesidir. Bilimsel otoriteler Ek II kapsamında yer alan tür
örneklerinin hem ihracat izinlerini hem de fiili ihracatını izleyerek
türün içinde bulunduğu ekosistemdeki rolüne tamamen uygun olarak EK I
kapsamına alınmasını gerektirebilecek düzeyin önemli ölçüde ötesinde bir
düzeyde sürdürülebilmesi için bu durumdaki türün örneklerinin ihracatının
kısıtlanması gerektiğini tespit ettiği takdirde söz konusu türe ait
örneklerle ilgili ihracat izinlerinin sınırlandırılmasına yönelik uygun
tedbirleri Yönetim Mercilerine bildireceklerdir.
İkinci bir önemli izleme sistemi ise bütün taraf ülkelerce
tutulması ve yıllık olarak Sözleşme Sekreteryasına bildirilmesi
gereken ticaret kayıtlarıdır.
Bütün taraf ülkelerin yıllık raporları CITES türlerinin dünya ticaretinin
toplam miktarına ilişkin istatistiksel bir bilgi sağlayarak bu türlerin
koruma statülerinin değerlendirilmeleri için taraflar arasında değerli bir
vasıta sağlar. Ayrıca bütün ihracat ve re-eksport raporları bütün ithalat
raporları ile
karşılaştırıldığı zaman bu raporlar, CITES in uygulanması ile
ilgili olarak taraf ülkelerin göstermiş olduğu performansı da
yansıtmaktadır.
CITES’in işlevlerinin yerine getirilmesinde Sekreterya ve Taraflar
Konferansı çok büyük rol
oynar. Taraflar Konferansı, 2 yılda bir yapılır ve bu iki yıllık
toplantılar arasında önemli rol oynayan sürekli komiteler kurulmuştur.
Daimi Komite, Hayvan Komitesi, Bitki Komitesi, Adlandırma Komitesi ve
Tanımlama Klavuzu Komitesi.
CITES Sözleşmesinin bütçesi yaklaşık 6 milyon İsviçre Frangıdır ve
bu bütçe Birleşmiş Milletlerde kabul edilen ölçek doğrultusunda taraf
ülkelerce ödenen yıllık katkı payları ile Birleşmiş Milletler Çevre
Programının ayırdığı paydan karşılanmaktadır. CITES’in bütçesi Sözleşmenin
yürütülmesi ile ilgili olarak gerçekleştirilen toplantılar, projeler,
ülkelerin uygulamalarına yönelik
çalışmalar ve bunun gibi diğer çeşitli aktiviteler için
kullanılmaktadır. Türkiye’de
CITES;
Yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretini
düzenleyerek dünya doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını
sağlamayı hedefleyen CITES’e Türkiye 134. taraf ülke olarak 20 Haziran
1996 yılında Resmi Gazetede yayınlanarak katılmış ve 22 Aralık 1996
tarihinde Sözleşme yürürlüğe girmiştir.
Uygulamanın kolaylaştırılması için hazırlanan CITES Uygulama
Yönetmeliği 27 Aralık 2001 tarih ve 24623 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Sözleşmenin yürütülmesinde Çevre Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı ve Orman Bakanlığı Yönetim Mercileri olarak, TÜBİTAK ise
Bilimsel Merci olarak tespit edilmiştir. Çevre Bakanlığı CITES’in
uygulamalarında Sekreterya, taraf ülkeler, Yönetim mercileri, TÜBİTAK,
ülke içinde ilgili diğer kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyondan
sorumlu Yönetim Merciidir.
Türkiye’de doğal çiçek soğanları, tıbbi sülük, bazı av
hayvanlarının trofe ve derileri, papağanlar, mersin balığı havyarı, bazı
sürüngenler CITES kapsamında ticarete konu olan türlere örnek
gösterilebilir. Milli Parklar ve
Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’nün CITES
Çalışmaları:
CITES Sözleşmesi
kapsamında memeliler, kuşlar ve sürüngenler ( Bu grubun sucul ekosistemde
yaşayan türleri hariç, ancak timsahlar dahil) CITES türlerinin ithalat,
ihracat ve Re-eksportu ile ilgili izin ve belgeleri düzenlemeye yetkili
Yönetim Mercii Bakanlığımız adına Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel
Müdürlüğü’dür.
Bu kapsamda;
·
Papağanlar (
Tümü ek 2 de bazıları ek1 de.)
·
Timsahlar (
Tümü ek 2 de bazıları ek1 de)
gibi
CITES Belgesi gerektiren ticaretin izinleri Bakanlığımız tarafından
verilmektedir. CITES Sözleşmesine
girmeyen fakat Gümrük idarelerince ithalatında kontrol gerektiren türler
için Bakanlığımızdan CITES İthalat Kontrol Belgesi alınmaktadır. Bu belge
ile gelen malların CITES ek listelerine dahil olup olmadığı tetkik
edilmektedir. Belge
ve izinler konusunda her yıl yıllık rapor düzenlenmekte ve Sekreterya’ya
gönderilmek üzere Çevre Bakanlığına gönderilmektedir. Ticaretine izin verilecek örnekler
için TÜBİTAK ile beraber yıllık kota belirleme çalışmaları yapılmakta,
bazı türlerin üretimi için yapılan başvurular incelenerek
değerlendirilmektedir. |